Çocukluk Çağı Şizofrenisi
Çocuklukta şizofreni gibi ağır bir ruhsal bozukluk yaşamak nadir görülse de önümüze çıkabilmektedir. Diğer ismiyle psikoz denilen bir durumun uzun süre devam etmesi halinde oluşan duruma şizofreni diyoruz. İlk olarak 1933 yılında farkedilerek tanı ve teşhis etme konusunda gelişmeler kaydedilmiştir.
Çocuklarda Şizofreni Nedir?
Şizofreni, genç yaşta başlayan kişinin alışılmış algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaştığı, kendine özgü bir içe kapanım dünyasına çekilerek dış dünyanın gerçeklerinden kopmanın olduğu, kişiler arası ilişkilerin etkilendiği, duygu, düşünce ve davranışlarda önemli sorunların görüldüğü ruhsal bir bozukluktur.
Çocuklarda Şizofreni Neden Olur?
Bilimsel literatürde çocukluk çağı şizofrenisinin nedenlerine ilişkin çok sayıda çalışma bulunmasına rağmen, bu nedenlerin her birinin hastalığa ne oranda katkıda bulunduğunu net biçimde ortaya koymak zordur. Ancak mevcut bilgiler ışığında psikososyal etkenlerden kalıtımsal (genetik) faktörlere kadar uzanan çok boyutlu bir nedenler bütününden söz etmek mümkündür.
Geçmişte nesne ilişkileri ve psikoanalitik kuramlar çerçevesinde açıklanmaya çalışılan bu tablo, günümüzde ağırlıklı olarak biyolojik temelli yaklaşımlar üzerinden değerlendirilmektedir. Özellikle genetik yatkınlığın önemli bir risk faktörü olduğu bilinmektedir. Kalıtımsal etkinin yaklaşık %10 oranında olduğu ifade edilmektedir. Ailede şizofreni öyküsünün bulunması, çocuklarda görülme riskini belirgin şekilde artırmaktadır.
Nöroanatomik açıdan bakıldığında, temporolimbik beyin bölgeleri ile bazal gangliyonlar ve prefrontal korteks arasındaki işlevsel ilişkilerdeki bozulmalar dikkat çekmektedir. Bu bölgelerin duygu, düşünce ve davranış düzenlenmesinde kritik rol oynadığı bilinmektedir.
Biyokimyasal faktörler de çocukluk çağı şizofrenisinin nedenleri arasında değerlendirilmektedir. Dopamin, serotonin ve norepinefrin gibi nörotransmiterler ile bu maddelerin bağlandığı reseptör sistemlerinde ortaya çıkan düzensizliklerin hastalığın gelişiminde etkili olabileceği düşünülmektedir.
Çocuklarda Şizofreni Belirtileri
Şizofreni; bilişsel süreçlerde, duygulanım alanında ve sosyal işlevsellikte belirgin bozulmalarla seyreden önemli bir ruhsal bozukluktur. Klinik tablo farklı alanları etkileyen belirtilerle kendini gösterebilir. Bu vakaların bir kısmında sınırda mental kapasite olarak tanımlanan bir durum görülebilmekle birlikte, bu durum her beş vakadan yalnızca birinde ortaya çıkmaktadır. Çocukların önemli bir bölümünde ise herhangi bir zekâ sorunu bulunmamaktadır.
Klinik değerlendirmede belirtiler genel olarak pozitif ve negatif belirtiler şeklinde ele alınır. Pozitif belirtiler arasında dezorganize konuşma yer alır. Bu durum, konuşma yapısının bozulması ve anlamlı, uygun cümle kurma becerisinde belirgin azalma ile karakterizedir. Ayrıca sanrı olarak tanımlanan, şüphe ve zarar görme düşüncelerinin ön planda olduğu konuşmalar ya da tuhaf, gerçeklikle uyumsuz ifadeler (paranoid belirtiler) görülebilir. Halüsinasyonlar da bu tabloya eşlik edebilir; çocuklarda olmayan sesler duyma veya olmayan görüntüler görme şeklinde ortaya çıkabilir.
Bazı olgularda özellikle ergenlik döneminde belirtiler sinsi bir seyir izlemek yerine ani, hızlı başlangıçlı şekilde ortaya çıkabilir. Bu durum akut psikoz olarak adlandırılır ve belirtiler kısa sürede belirginleşir. Bu tür başlangıçlarda aileler çoğu zaman acil sağlık hizmetlerine başvurmak durumunda kalır.
Bunun yanı sıra okul başarısında düşüş, sosyal içe kapanma, arkadaş ilişkilerinde belirgin azalma gibi negatif belirtiler de tabloya eşlik edebilir. Bu belirtiler, tanı ve değerlendirme sürecinde dikkate alınan ve DSM-5 tanı kriterleri çerçevesinde ele alınan bulgular arasında yer almaktadır.
Çocuklarda Şizofreni Kaç Yaşında Başlar?
Belirtileri 13 yaşından önce çıktığında çok erken başlangıçlı şizofreni diyoruz. Ancak çoğu vakada belirtilerin 15 yaş civarında başladığını görmekteyiz. 18 yaştan sonra ortaya çıkması gereken şizofreninin bu şekilde 18 yaş altında görülmeye başlanması halinde çocukluk çağı şizofrenisinden bahsedebiliriz. Genellikle binde 1 oranında sıklığa sahip bir durum olup şizofreninin toplumdaki sıklığı olan yüzde 1 rakamına göre 10 kat daha düşük olsa da bu durum az tanı konulmasının (gözden kaçma) etkisinden de kaynaklanabilir.
Çocuklarda Şizofreni ile Karıştırılan Durumlar
Bu konu üzerinde durulması gereken önemli bir noktayı içeriyor. Çünkü bir çok kez tanı karmaşası yaşayan aileler olabilmektedir. Örneğin alkol, madde, psikomimetik ilaçlar ya da steroidler gibi ilaçlar da psikoz başlangıcına sebep olabilmektedir. Ya da benzer bir klinik tabloya neden olabilmektedir. Nörolojik bazı hastalıklar, hipotiroidi, hipertiroidi gibi hormonal sorunlar hatta B12 eksikliği gibi durumlar bile psikoz belirtileri yaşanmasına neden olabilir.
Ayrıca bir çok psikiyatrik bozuklukta ayırıcı tanıda olmalıdır. Örneğin travmalar psikoz belirtileri gibi halüsinasyonlar üretebilir. Otizm ve Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi nörogelişimsel sorunlar da keza bu kapsamda ayırt edilmesi gereken tanılar olmalıdır.
Çocuklarda Şizofreni Teşhisi ve Tedavisi
Öncelikle bir çocuk psikiyatristi ile görüşmek öncelikli olmalıdır. Çünkü böylesine bir durumu ayırt etmek bir hekim için önceliklidir. Bir çocuk ve ergenin davranışındaki temel sorunları normal-anormal ayırımına tabi tutabilmek için bir hekime başvurulması elzem olmaktadır. Erişkin psikiyatristler bile çocuk yaş grubunda doğal ve doğal olmayan ayırımını yapmakta zorlanabilirler.
Bilişsel davranışçı psikoterapilerin çocukluk çağı şizofrenisinde etkinlikleri çalışılsa da temel yöntemin öncelikle psikofarmakolojik ilaç tedavileriyle yapılacağını söyleyelim. Bunun için alanında yetkin bir çocuk psikiyatristi ya da yataklı bir klinikte takibinin yapılması önerilmektedir.
Çocukluk çağı şizofrenisinde temel gözden kaçan noktalardan birisi de aileye yeterli ve detaylı bilginin verilmesi gerektiğidir. Bunun için aile terapisi gibi yöntemlerle psikoeğitim de verilir. Ve aileyi bekleyen sürecin nasıl bir süreç olduğu anlatılır. Antipsikotik ilaçların temel olarak kullanıldığı bir süreçten bahsediyoruz.
Ve son olarak çoğu zaman şizofreninin iyileşebilen bir durum olduğunu unutmamak gerekiyor. Bazı vakalarda ömür boyu ilaç kullanımı ve psikososyal destek gerekirken bazı vakalarda kısa sürede çocuk ya da ergen tamamen normale dönebilmektedir.
İlk Yayımlanma Tarihi: 08.01.2026Güncelleme Tarihi: 08.01.2026
2010 yılında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2013 yılındaki Tıpta Uzmanlık Sınavında Türkiye 107’ncisi olarak İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında uzmanlık eğitimine başladı. Meslekte 10 yılı aşkın deneyime sahip olan Uçur, çeşitli psikoterapi yaklaşımlarını bir arada kullanarak bütüncül bir çerçevede çalışmaktadır.
Halen kendi özel kliniğinde hizmet vermekte ve Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümünde klinik psikologların yetişmesine katkıda bulunmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.