İlgisiz Büyüyen Çocuklarda Görülen Problemler
İlgisiz Büyüyen Çocuklarda Sık Görülen Psikolojik Sorunlar
Çocuklar, ailesinden yeterli ilgiyi alamadığında kendilerini duyusal olarak eksik hisseder. Bu da ilgisiz büyüyen çocuklarda görülen problemler adı altında belli davranış kalıplarının ortaya çıkabildiğini göstermiştir. Bunlar arasında kaygı bozuklukları, depresyon, özgüven eksikliği, davranış problemleri gibi durumlar yer alır. Duygusal ihmale uğramış çocuklar, aileden alamadığı ilgiyi, cep telefonundan, izlediği bir diziden, dışarıda ona iyi davranan bir yabancıdan almaya çalışır.
İçeride eksik kalan değer görme isteğini, genellikle sağlıksız yollardan temin etmeye yönelir. Bunu bilinçli bir şekilde yapmaz. Doyurulmayan bir ihtiyacı karşılama isteğiyle kendisine dışarıdan gelen ilgiyi bazen zarar görmek pahasına da olsa kabul eder. Ebeveyn ilgisizliği nedeniyle ortaya çıkan hatalı davranışların altında çocuğun sevilmeye layık olmadığını, ailesinin kendisine olan tavrının kendi suçu olduğunu düşünmesi yer alır. Küçük yaşta ilgiye ve bakıma muhtaç olduğu çağda yeterli sevgi, anlayış ve ilgi alamayan çocuk, içindeki boşluğu doldurmak için bazen aşırı uyumlu davranabilir. Bazen de bu durumu dışarıya öfke patlamalarıyla ve sinir krizleriyle yansıtabilir.
Ebeveyn İlgisizliği Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler?
İlgisiz büyüyen çocuklarda sık görülen problemlerin başında dengesiz bir duygusal gelişim süreci gelir. Bu aslında, gelişim psikolojisiyle yakından ilgili olan geniş bir alanı kapsar. Kişinin bebeklik çağından ölümüne kadar geçirdiği bütün gelişim evrelerini etkileyebilir. Bağlanma kuramına göre bebeklik ve çocukluk çağında yeterli ilgiyi alamayan çocuklarda kaçıngan bağlanma davranışı ön plana çıkar. Yani bir arkadaşlık ilişkisi ya da özel ilişki içinde çocuk uzun ve sürdürülebilir bir bağ kurmakta zorluk yaşar.
Ailenin onu terk ettiği, görmezden geldiği, ihmal ettiği bir senaryo varsa çocuk çevresindeki herkesten benzer davranışlar bekleme eğiliminde olabilir. Sağlıklı arkadaşlıklar kurma konusunda oldukça zorluk çeker. Kendisine iyi davranan insanların da bir süre sonra ona ilgi göstermeyeceğini ya da onu terk edeceğini düşünebilir. Özsaygı diğer adıyla benlik saygısı kavramı gelişmediği için kendine saygısızca davranan ve onu küçümseyen insanlara yakınlık gösterebilir.
Sosyal uyum konusunda problemler yaşayabilir. Okulda ve arkadaş çevresinde sürdürülebilir ilişkiler kurmakta zorlanabilir. Çocukta, dikkat eksikliği ve hiperaktivite (DEHB), karşıt olma-karşı gelme bozukluğu (KOKGB) gibi davranış bozuklukları meydana gelebilir. Bunun yanında mükemmeliyetçi ve sürekli eleştiren, duygusal destek vermeyen ailelerin çocuklarında obsesif kompulsif bozukluk (OKB), panik atak, anksiyete gibi davranış bozuklukları da görülebilir.

Duygusal İhmalin Çocuklar Üzerindeki Uzun Vadeli Etkileri Nelerdir?
Çocukluk travmaları arasında önemli bir yere sahip olan duygusal ihmal, ilişki kurma becerileri üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Çocuk, hırçın, öfke kontrol problemi olan, içine kapanık ya da çok buyurgan bir yapıda olabilir. İhmal edilen ve ailede problemleri olan çocuklar, sağlıklı bir duygusal ve psikolojik gelişimden uzaktır.
Çocuklarda ihmal belirtileri olarak kabul edilebilecek durumlar arasında şunlar yer alır:
- Duygusal açıdan dengesizlikler ve abartılı davranışlar ortaya çıkar.
- Çocuk, etrafında olan bitenlere karşı fark edilir bir şekilde ilgisiz olabilir.
- İletişim kurmada zorluklar yaşayabilir ve çevresine karşı agresif hareketler sergileyebilir.
- Gözlerinde donukluk olması ve ismini duyunca cevap vermemesi ihmal belirtileri arasında kabul edilebilir.
- Çocukta mevcut haliyle gördüğünüz sorunların abartılı ve yoğun hale geldiği görülebilir.
İlgisiz büyüyen çocuklarda görülen problemler, onların yardım çığlığıdır. Aileden gelen bir öğretiyi sosyal hayatında uygulamaya devam ettiklerinin göstergesidir. Ailesi tarafından sağlıklı şekilde sevilmeyen, ihmal edilen, duyguları yok sayılan çocuklarda bu problemler sıklıkla görülür.
Günlük hayatın stresi içinde, bazen bilinçsizlikten kaynaklı olarak bazen de kendine çok fazla odaklanmaktan kaynaklı olarak ebeveynler çocuklarının duygularına yabancılaşabilir. Bunu bilerek yapmasalar bile çocuk, kendisinin sevilmeye layık olmayan, sevilmeyen, görülmeyen biri olduğunu düşünür.
İlgisiz Aile Ortamlarında Gelişen Davranışsal ve Duygusal Problemler
İlgisiz ebeveyn davranışları, çocuklarda kendini ifade etmeyle ilgili büyük sorunlara neden olabilir. Ailesi tarafından görmezden gelinen çocuklar, bununla baş etmek için çeşitli yollara başvurabilirler. Uyuşturucu kullanımı, kaba davranışlar, yaşadığı problemleri ailesinden saklama, arkadaşlarıyla kavga etme, bir yere odaklanmakta zorluk yaşama gibi durumlar ilgisiz aile ortamındaki çocuklarda görülebilir. Telefon ve oyun bağımlılığı gibi çocuğun psikolojik ve ruhsal gelişimine zarar verecek alışkanlıklar da kazanabilir.
Çocuğun, kendini yetersiz hissetmesine, önemsenmediğini düşünmesine neden olan davranışlar, ona iyi davranan kötü niyetli kişiler tarafından da kullanılabilir. Ergenlik çağındaki genç kızların erkek arkadaşlarıyla evden kaçmasına, kendilerinden yaşça büyük erkeklere bel bağlayarak evde bulamadığı sıcaklığı onlarda bulma isteğine yol açabilir. Erkek çocuklarında ise bu durum, gücünü gösterme isteğiyle ortaya çıkabilir. Bu durumda çocuk internetten tanıştığı kötü niyetli kişilerin kendine değer verdiğini düşünerek onların yapmasını istediği art niyetli davranışları gerçekleştirebilirler. Örnek olarak kendisine ilgi gösteren bir kız ergenin sosyal medyada görüştüğü kişiye özel ve mahrem fotoğraflarını göndermesi gibi..
Suça bulaşma, kavga etme, çetelere katılmaya çalışma gibi davranışlar ergenlik çağındaki erkek çocuklarında görülebilen durumlar arasında yer alır. Çocuklar evde değerli hissetmediği için kendilerindeki bu eksikliği fark eden kötü niyetli kişiler tarafından istismara açık bir hale gelirler. Bu durum, onların değerli hissetme isteğinden doğan iyi niyeti kötüye kullanma, onları kendi çıkarlarına alet etme şeklinde vuku bulur.
İlgi Eksikliği ile Düşük Özsaygı Arasındaki Psikolojik Bağlantı
İlgi eksikliği ve düşük özsaygı, çocukların kendine güvenmemesine, buna bağlı olarak bir güç figürüne muhtaç olmasına yol açar. Bu nedenle akran zorbalığına maruz kalma ihtimali de artar. Bu çocuklar, okulda kendi gücünü özgüveni düşük çocuklar üzerinden göstermeye çalışan akranları tarafından istismara açık hale gelir. Ebeveyn ilgisizliği ve sonuçları, dikkat edilmediği takdirde çocuğun dış çevreler tarafından ezilmesine, zarar görmesine kadar varabilir. Bu zarar hem psikolojik hem de fiziksel anlamda karşılık bulabilir.
Hem kız çocuklarının hem de erkek çocuklarının erken yaşta evi terk etme davranışları, ailede yeterli değeri bulamaması, özsaygı düşüklüğü gibi nedenlerle gerçekleşir. Aileler, çocuklarını terbiye ettiğini düşünürken bile onlara bilmeden duygusal açıdan zarar veriyor olabilirler. Onların duygularını görmezden gelerek sadece yapmaları gereken belli davranış kalıplarını diretmek, çocuklarda duygusal açıdan büyük bir boşluğa yol açar. Bu ihmal, hem çocukluk döneminde hem de ileriki yaşlarda kişinin yaşamını, sosyal, psikolojik ve ekonomik anlamda etkileyebilir.
İlgisizlikle Büyüyen Çocuklarda Sosyal Uyum ve İlişki Kurma Güçlükleri
Aile ilgisizliği nedeniyle ortaya çıkan psikolojik etkiler en çok toplum içinde kişinin kendini ifade etme şeklini belirler. Bir statü kazanma, arkadaşları arasında saygın bir konumda olma, okulda başarı elde etme gibi birçok alan, çocuğun kendine güveniyle ilgilidir. Yeterli sevgiyi almış, ailesi tarafından desteklenmiş olan çocuklar genel anlamda kendini iyi şekilde ifade edebilir. Bu çocuklar, bir haksızlığa uğradığında hakkını kolayca arayabilir. Bunun tam tersi olduğunda ise çocuk, akranları tarafından zorbalığa uğrayabilir.
Bazen otorite figürleri tarafından da zorbalığa maruz kalabilir. Bu durumda genellikle hakkını arayamaz. Sessiz kalmayı tercih eder. Sağlıklı ilişkiler kurmayı başaran çocuklar, arkadaş çevresini genişletir. Gerektiğinde destek ve yardım almayı tercih eder. Kendini genel anlamda yalnız hissetmez. Dertleşeceği ya da fikir alacağı kişilere kolayca ulaşabilir.
Öteki tarafta ise kendini ifade edemeyen, bu yüzden psikolojik olarak hırpalanmış çocuklar bulunur. Bu çocuklar, duygularını kolayca ifade edemediği, ifade ederse de anlaşılmayacağını düşündüğü için kendini kimseye açmaz. Daha çok içine kapanık yaşar. Arkadaş çevresi kısıtlıdır. Yardım ve destek alması gereken durumlarda bile bunu çok fazla başaramaz.
Ebeveyn İlgisi Neden Önemlidir? Bilimsel Verilerle Açıklama
Bağlanma kuramı, ebeveyn ilgisinin önemini açıklamada en temel ve psikolojinin vazgeçilmez teorilerinden biridir. Bağlanma kuramına göre, çocuklarıyla sürekli sağlıklı bir iletişim içinde olan ebeveynlerin güvenli bağlanmayı desteklediği görülmüştür.
Çocuk, ebeveynleriyle düzenli, saygı ve sevgi çerçevesinde ilerleyen bir iletişim içindeyken yüksek özsaygıya ve özgüvene sahip olur. Bu çocuklar duygusal olarak dengeli, stresi iyi şekilde yönetebilen yapıda olurlar. Ainsworth tarafından yapılan Strange Situation deneyleri, bu durumu destekler niteliktedir. Çalışma, ebeveyn ilgisi alan çocukların dünyayı daha güvenli bir yer olarak gördüğünü, özgüvenlerinin yüksek olduğunu ifade eder.
Harvard Üniversitesi tarafından yapılan Center on the Developing Child isimli çalışma, aile ilgisi alan çocuklarda prefrontal korteksin ve hipokampusun sağlıklı şekilde geliştiğini destekler. İlgisiz büyüyen çocuklarda görülen problemler ise amigdalanın aşırı hassaslaşmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Bu da kendini güvende hissetmeyen çocuklar için sürekli tetikte olmaya, anksiyeteye, duygusal patlamalara neden olur.
Çocuklukta Yaşanan İhmalin Yetişkinlik Dönemine Yansımaları
Çocuklukta yaşanan travmalar, kişi bunun farkına varıp psikolojik yardım alana kadar bütün hayatını etkilemeye devam edebilir. Kişisel farkındalıklar, kişinin kendine yatırımı, özgüven üzerine çalışmalar bu durumu düzeltmeye ve özsaygı kazanmaya yardımcı olabilir. Çocuklukta ihmal edilen yetişkinlerin yaşayabileceği durumlar şu şekildedir:
- İlgisiz büyüyen çocuklarda görülen problemler genel olarak hem sosyal hayatı hem iş hayatını hem de özel hayatı etkiler.
- Kişi, ailesinden gördüğü sağlıksız davranışları kendi çocuğuna da uygulayabilir. Ya da bunu bir stratejiye dönüştürür ve kendi çocuğuna tam aksine aşırı ilgili davranır. Ancak bu durumda bazı sorunlara kapı açabilir.
- İlişkilerinde problemler yaşayarak yanlış partner seçimleri yapabilir. Kendini kötü hissetmesine yol açacak, narsistik eğilimleri olan, kibirli kişileri hayatına çekme eğilimi gösterebilir. Üzülmemek adına ya da terk edileceği korkusuyla ilişkilerinde rest çeken ve kimseye ihtiyacı yokmuş gibi davranan bir kişi olabilir. Bütün bunlar, kişinin sağlıklı bir ilişki ve hayat sürmesini büyük oranda engeller.
- Yaşanan çocukluk travmaları, kişinin kendine bakışını şekillendirir. Diğer insanların onu sevmediğini, ona zarar verebileceklerini, sürekli kendisini koruması gerektiğini düşünebilir. Diken üstünde geçen bir hayatı olabilir.
Kişi, bu durumun üstesinden gelebilmek ve kendine zarar verecek insanlardan gerçekten uzak durup sağlıklı ilişkiler kurmak için psikolojik destek almayı seçebilir. Bu durumda öncelikle yaşanan travmanın boyutu, kişinin hayatı üzerindeki etkisi anlaşılır. Sonrasında terapi süreciyle birlikte bu etkilerin kişinin yaşamındaki yoğunluğu azaltılmaya çalışılır.
İlgisiz Yetiştirilen Çocuklarda Güvenli Bağlanma Sorunları
İlgisiz büyüyen çocuklarda görülen problemlerden bir tanesi güvenli bağlanma ile ilgilidir. Kişi, gerçekten güven duyabileceği biriyle karşılaşsa bile onun da kendisini terk edeceğini, kendisini üzeceğini düşünerek ilişkisini sabote etme eğiliminde olabilir. Küçük yaştaki çocuklar için düşünülürse birey, arkadaşlarıyla sağlıklı ilişkiler kurmaktan uzaklaşır. Kendisini sevmeyeceklerini, sevilmeye layık olmadığını düşünerek onlara karşı ya agresif ya da soğuk bir tavır alabilir. Bu durum, kişinin bütün yaşamı boyunca kısa süreli ilişkiler kurmasına, özel hayatında uzun soluklu ilişkiler yaşayamamasına neden olabilir.
Ebeveynlere Yol Haritası: Bu Sorunlarla Nasıl Baş Edilir?
İlgisiz büyüyen çocuklarda görülen problemler, ailenin ilgisiyle ve desteğiyle düzelebilir. Bunun için ebeveyn olarak özverili olmanız gerekir. Çocuğunuz bir davranış problemi yaşıyorsa aslında size anlatmak istediği bir şey vardır. Öfke patlamaları, zamanında kendini ifade etmeye çalışırken ona verdiğiniz tepkilerin bir yansıması olabilir. Evde sürekli öfkeli ebeveyn profili görüyorsa bu duruma karşılık bir ayna görevi üstleniyor olabilir.
Çocuğunuzda ortaya çıkan davranış problemlerine ve çevresel sorunlara karşılık basit bir adım atabilirsiniz. Çocuğun hislerini, zorlandığı konuları, size anlatmak istediği şeyleri anlamaya çalışarak başlayabilirsiniz. Çocuk psikolojisi alanında uzman bir psikolog/psikiyatrist ile görüşerek yardım alabilirsiniz.
İlgisizlikten Doğan Problemleri Ortadan Kaldırmak İçin Ebeveynlerin Yapabileceği Şeyler:
- Öncelikle ev içinde sağlıklı bir iletişim dili oluşturmalı, şiddet dilini değil, anlayış dilini benimsemelisiniz. İlk başlarda problemlerin üstesinden gelmek kolay olmayabilir. Ama düzenli psikolojik destekle ve anlayışla bu problemin üstesinden gelebilirsiniz.
- Çocuk öfke patlaması yaşıyorsa onu bir süre uzaktan takip ederek sakinleşmesini bekleyebilirsiniz. Sakinleştikten sonra kendisiyle konuşabilirsiniz.
- Onun davranışlarına karşılık sesinizi yükseltmemeye ve şiddet göstermemeye dikkat etmelisiniz.
- Otorite kurmaya önem vermeli, çocuğa ev içindeki kuralları hatırlatmalı, kendiniz de bu kurallara uymalısınız.
- Sen dili yerine ben dili ile iletişiminizi güçlendirebilirsiniz.
Çocuklar söylediklerinizi değil yaptıklarınızı yaparlar. Onlara önce sizin iyi birer örnek olmanız gerektiğini unutmamalısınız. İlgisiz büyüyen çocuklarda görülen problemleri ortadan kaldırmaya yardımcı olacak en temel şey, onlara vereceğiniz sevgidir. Birçok anne baba çocuklarını sevdiğini söyler ama davranışlarıyla bunu desteklemediğinde, ona bunu hissettiremez.
Destekleyici ve sabırlı bir ebeveyn olmak, çocukla gün içinde ufak sohbetler yapmak, onunla sağlıklı iletişim kurmayı destekleyen aile aktiviteleri yapmak, iyileşme
İlk Yayımlanma Tarihi: 30.01.2026Güncelleme Tarihi: 31.01.2026
2010 yılında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2013 yılındaki Tıpta Uzmanlık Sınavında Türkiye 107’ncisi olarak İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında uzmanlık eğitimine başladı. Meslekte 10 yılı aşkın deneyime sahip olan Uçur, çeşitli psikoterapi yaklaşımlarını bir arada kullanarak bütüncül bir çerçevede çalışmaktadır.
Halen kendi özel kliniğinde hizmet vermekte ve Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümünde klinik psikologların yetişmesine katkıda bulunmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.