Gençlerde İntihar Davranışı

Gençlerde İntihar Nedir?

İntihar; bireyin ölüm amacıyla kendine zarar vererek kendi yaşamına son vermesi durumudur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) intiharı, bireyin kendi yaşamını bilinçli bir şekilde sonlandırma davranışı olarak tanımlar. Bu davranış, genellikle karmaşık psikolojik, biyolojik ve sosyal etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkar.

İntihar eğilimi, bir bireyin yaşamla bağının zayıfladığını gösteren önemli bir uyarı sinyalidir ve zamanında fark edilmediğinde ölümle sonuçlanabilecek ciddi bir risk oluşturur. Özellikle ergenlik ve gençlik döneminde, duygusal dalgalanmalar, kimlik arayışı, aile veya okul kaynaklı baskılar, sosyal medya etkisi gibi faktörler intihar düşüncesini tetikleyebilir.

Gençlerde intihar davranışı, depresyonun en ağır belirtilerinden biri olarak değerlendirilir. Bu nedenle depresyon kavramını, gençlerin duygusal dünyasıyla birlikte ele almak gerekir. Ruhsal bozukluklar içinde intihar, özellikle majör depresif bozukluk ve anksiyete bozukluklarıyla sık biçimde birlikte görülür.

Erken fark edilen intihar düşünceleri, uygun psikoterapi yöntemleri ve aile desteğiyle büyük ölçüde önlenebilir. Bu nedenle, gençlerde umutsuzluk, değersizlik hissi veya ölüm temalı konuşmalar asla göz ardı edilmemelidir.

İntihar Davranışı

Gençlerde İntiharın En Yaygın Nedenleri

Gençlerde intihar davranışının temelinde çoğu zaman “umutsuzluk” duygusu yer alır. Umutsuzluk; geleceğe dair beklentinin kaybolması, çaresizlik hissi ve yaşamın anlamını yitirme düşüncesiyle kendini gösterir. Bu duygu, intihar düşüncesinin en güçlü psikolojik belirleyicilerinden biridir.

Bununla birlikte, intihar yalnızca tek bir nedene dayanmaz. Genellikle psikolojik, biyolojik, çevresel ve sosyal faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.
Ruhsal açıdan, özellikle Majör Depresif Bozukluk, anksiyete bozuklukları, davranış bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve dissosiyatif kimlik bozukluğu gibi ağır psikopatolojiler, gençlerde intihar riskini önemli ölçüde artırmaktadır.

Ayrıca, aile içi çatışmalar, akran zorbalığı, sosyal medya baskısı, başarısızlık korkusu veya değer görmeme hissi gibi çevresel etkenler de bu düşünceleri besleyebilir. Her gencin yaşam öyküsü ve stres faktörleri farklı olduğundan, intihar nedenlerinin değerlendirilmesinde bireysel psikolojik durum mutlaka dikkate alınmalıdır.

Gençlerde İntihar Düşüncesinin Belirtileri

Sıklıkla “keşke ölseydim” ya da “hiç doğmasaydım” şeklinde düşüncelere sahip olan gençlerde bu durumun, sağlıklı bir ergenin yalnızca geçici bir fikri veya duygusu olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Bu tür söylemler ciddi bir ruhsal rahatsızlığın habercisi olabilir. Bu nedenle, bu şekilde konuşan bütün gençlerin ruhsal bozukluklar açısından değerlendirilmesi ve uygun psikoterapi yöntemleriyle desteklenmeleri gerekir.

İşte gençlerde intihar düşüncesinin en yaygın 7 belirtisi:

  1. Sürekli Ölüm veya Yok Olma Düşünceleri – Genç sık sık ölümden bahseder veya ölümü bir çıkış yolu olarak görür.
  2. Değersizlik ve Umutsuzluk Hissi – Kendini işe yaramaz, önemsiz ya da sevilmeyen biri olarak tanımlar.
  3. Ani Davranış Değişiklikleri – Neşeli bir ruh halinden kısa sürede öfke veya içe kapanıklığa geçiş gözlenir.
  4. Toplumsal Geri Çekilme – Arkadaş çevresinden, aileden veya sosyal etkinliklerden uzaklaşma eğilimi artar.
  5. Uyku ve Yeme Düzeninde Bozulma – Uykuya dalamama, aşırı uyuma ya da iştah kaybı gibi fiziksel değişiklikler ortaya çıkar.
  6. Veda Etme veya Eşyaları Dağıtma Eğilimi – Kişisel eşyalarını başkalarına verme veya vedalaşma tarzı davranışlar gözlemlenir.
  7. Riskli ya da Tehlikeli Davranışlarda Artış – Kaza yapma, madde kullanımı veya kendine zarar verme eğilimi belirginleşir.

Ergenlikte Depresyon ve İntihar Riski Arasındaki İlişki

Bu ilişkinin artık çok net ve bilinen bir gerçek olduğu söylenebilir. Burada psikoterapi yöntemleri yanısıra depresyondaki genç için mutlaka hekim desteği almak, hatta psikofarmakolojik ilaç desteği almak zaruri görünmektedir. Depresyonu iyi tanımak ebeveynler için önemlidir. Aile içi iletişim kurarak çocuğumuzun ruh sağlığını denetlemek, farketmek, yardım edebileceğimiz bir zemin yakalamak önemlidir. Bu noktada ergen için bir çocuk ergen psikiyatristine ve ergen psikolog’una başvuru yapmakta gecikilmemelidir.

Werther Sendromu Nedir?

Yaygınlaşan bir intiharın ardından taklit intiharlarında görülen artışı ifade etmektedir, Goethe’nin Genç Werther’in Acıları adlı romanının yayımlanmasının ardından böyle bir artışa dair söylentilerin ortaya çıkması üzerine Werther etkisi ifadesi kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu durumun yaygınlığı konusu hala açık değildir. İntihar davranışını sıradanlaştıran bir etki olabileceği söylenebilir. Ergenin kimlik gelişim sürecinde yaşayacağı bunalım ve karmaşa bu durumların oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Gençlerde Taklit İntiharlar

Gerçekten kendini öldürmeyi taklit olarak uygulayan bir genç için ruhsal patoloji varlığını gözden kaçırmamak gerekir. Simüle ederek ya da ebeveyni görsün diye intihar girişiminde bulunan bir genç için de bu durumun bir psikopatoloji içerisinde olmadığını düşünmek yanlış olabilir. Çünkü gençler hayatına son vermeyi gerçekten düşünmüyor olsalar bile bazen ebeveyninin farkındalığını arttırmak isteyebiliyorlar. Örneğin; Yetersiz sevgi görmüş bir çocuk annesinin kısa da olsa onunla sevgi bağı kurduğunu deneyimlemek isteyebilir.

İntihar Eğilimlerini Önceden Fark Etmenin Yolları

Bu noktada bir ergenin yaşam deneyimlerine odaklanmak önemli olabilir. Zorbalık görmüş ve görmekte olan bir genç için hayat anlamsızlaşmış olabilir. Hatta farkında olunmayan ama var olan bir depresyon tablosu içerisine girmiş olabilir. Yaşam enerjisinin bitmiş olması, gözlerindeki sönmüş umudu hissetmek bu noktada önemli bir ipucu olabilir. Büyük travmalar yaşamış olan gençlerin bu yüzden mutlaka ruhsal destek alma sürecine sokulması unutulmamalıdır.

Ailelerin ve Öğretmenlerin Rolü

Özellikle öğretmenlerin yıllardır tanıdığı ergen genç ile ilgili ikili diyalogları burada kendini ele verebilir. Hayat enerjisi sönmüş olarak gördüğü bir öğrencisinin önceki haliyle kıyaslamak öğretmeninin yapabileceği bir şeydir.

Sosyal Medya, Zorbalık ve İntihar Bağlantısı

Bunun için mutlaka farkında olmak gereklidir. Çevrenizde bir süredir sessizleşmiş bir genç varsa adını pek duymuyor, ne yaptığından haberiniz yoksa farketmeliyiz. Anne ve babalar ise çocuklarının son zamanlarda içine fazla kapanmasını ergenlikten kaynaklanıyor diye düşünebilirler. İntihar edecek ergenin bir kriz durumuna girmesi de olasıdır. Ancak intihar düşünceleri genelde sessiz ilerler. Sosyal medyanın intihara yönelik teşebbüsü arttırabileceğini gösteren bilimsel çalışmalar olsa da bu konunun netlik kazanmadığını söylemek gerekir. Sosyal medya aracılığıyla yapılan bir takım online zorbalık veya istismar gibi durumlar zaten başlı başına intihar riskini arttıran durumlardır.

İstatistiklerle Gençlerde İntihar Oranları (Türkiye & Dünya)

Kendine zarar verme, ölme isteği, intihar düşüncesi ve intihar girişimi olmak üzere birbiri ardına gelen davranış örüntülerinin sıklığı ülkemizde ne yazıkki artmaktadır. Dünyada; Her yıl yaklaşık 720.000 kişi yaşamına intihar yoluyla son veriyor. 15–29 yaş grubunda intihar, ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Türkiye’de 15-19 yaş aralığında binde 5 gibi bir oran ne yazık ki ifade edilmektedir. Bu oranların yıllar içerisinde katlanarak artması da intiharı önleme yollarının ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor.

Gençlerin Yaşamla Bağlarını Güçlendirmek İçin Öneriler

Sonuç olarak ergenlik döneminde genç yaşta intihar gibi aynı zamanda bir toplum sağlığı sorunu olan intihar girişiminin “keşke ölseydim ya da ölsem de kurtulsam” gibi sözlerle başlayıp ilerleyen bir süreç olduğu, ruhsal bozukluklar (depresyon, travma sonrası stres bozukluğu vs..) açısından dikkatli bir değerlendirme gerektiği unutulmamalıdır.

Gençlerin yaşamlarıyla bağlarını güçlendirmek için yapılacak şeyler: onlar için ideal bir sosyal destek ortamı kurmak, onların bireysel, fiziksel, duygusal, ruhsal ihtiyaçlarını gözardı etmemek, henüz büyümüş gibi görünseler ve büyüdüklerinin kabullenilmesi istekleri bile olsa onların hala çocuk kalpleri olduğunu bilmektir.

Bazen müdahale etmeden, akıl vermeden ve eleştirmeden dinleyebilme becerisi edinmek siz ebeveynler için de önemlidir.

Toplumsal ve aile odaklı bir sorun gibi görünse de intihar sinyalleri veren gençlerin yaşadıkları sorunlar devlet aygıtının da ciddiyetle üzerinde durması gereken bir durumdur.

⚠️ Acil Durum Bilgilendirmesi

Bu anket profesyonel psikolojik değerlendirme yerine geçmez.

Eğer kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa, lütfen derhal yardım alın:

🆘 Acil Yardım Hatları:
📞 182 - Alo 182 İntiharı Önleme Danışma Hattı
📞 112 - Acil Sağlık Hizmetleri
📞 ALO 183 - Sosyal Destek Hattı

Gençlerde Risk Değerlendirme Anketi

Son 2 haftada yaşadığınız durumları işaretleyin

1. Hiç kendinizi öldürmeyi düşündüğünüz veya öldürmeye teşebbüs ettiğiniz oldu mu?

2. Son bir yıl içinde ne kadar sıklıkla kendinizi öldürmeyi düşündünüz?

3. Birisine hiç intihar edebileceğinizi veya edeceğinizi söylediniz mi?

4. Bir gün intihara teşebbüs etme olasılığınız nedir?

İlk Yayımlanma Tarihi: 20.05.2025
Güncelleme Tarihi: 21.01.2026
Uzm. Dr. Ömer Uçur
Detaylı Özgeçmiş İçin Tıklayın

2010 yılında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2013 yılındaki Tıpta Uzmanlık Sınavında Türkiye 107’ncisi olarak İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında uzmanlık eğitimine başladı. Meslekte 10 yılı aşkın deneyime sahip olan Uçur, çeşitli psikoterapi yaklaşımlarını bir arada kullanarak bütüncül bir çerçevede çalışmaktadır.

Halen kendi özel kliniğinde hizmet vermekte ve Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümünde klinik psikologların yetişmesine katkıda bulunmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Anasayfa
Whatsapp
Ara
Randevu
İletişim