Tramva Sonrası Stres Bozukluğu
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?
Travma sonrası stres bozukluğu, kişiyi duygusal olarak derinden etkileyen bir olayın izlerini olay son bulduktan sonra da bir süre boyunca yaşamaya devam etmesi halidir. Cinsel istismar, gasp, yangın, deprem, sel gibi büyük olaylar nedeniyle oluşan kaygının kişinin tehlike geçtikten sonra da hayatını etkilemeye devam etmesi durumudur. Bu bazen aile içi şiddet, tehdit ve şantaj gibi olaylar sonrasında da kişinin etkilenme boyutuna göre devam edebilen bir durumdur.
Travma sonrası stres bozukluğu dışında bir de kompleks travma sonrası stres bozukluğu vardır. Bu kaygı bozukluğu türü, kişinin travmalar nedeniyle aşırı zorlanması sonucunda ortaya çıkan ek belirtilerle seyreder. Kişinin dünyaya ve çevresine karşı öfkeli tavırlar sergilemesi, sürekli boşluk ve mutsuzluk hissi yaşaması komplekstravma sonrası stres bozukluğuna işaret edebilir. Bu iki travma sonrası stres bozukluğunu anlamak için belirtilere ve tanı kriterlerine odaklanmak gerekir.
TSSB’nin Belirtileri (Psikolojik ve Fiziksel)
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), hem psikolojik hem de fiziksel bazı belirtilerle kendini gösterir. Psikolojik belirtiler arasında huzursuzluk, depresyon, sinirlilik, kaygı, korku, öfke, suçluluk ve olayları yeniden yaşama gibi duygular yer alır. Fiziksel belirtiler arasında ise yorgunluk, kalp atışının ve nefes alıp vermenin aşırı hızlanması, stres hormonlarında artış ön plandadır.
Travmatik olay sonrasında kişi, her an tetikte ve kötü bir şey olacakmış korkusuyla hareket edebilir. Yaşanan ruhsal travma anksiyeteyi tetikler. Bu durum, kişinin odağını kaybetmesine, işini yapamamasına, günlük hayata adaptasyonunu kaybetmesine yol açar.
İngilizcesi Post-Traumatic Stress Disorder (PTSD) olan bu psikolojik terim, kişinin gerekli profesyonel yardımı alarak atlatabileceği ruhsal bozukluklardan bir tanesidir. Doğuştan değil, sonradan dışarıdan gelen ve hayatı felç edecek kadar derinden etkiye sahip bir uyaran ya da dehşet verici bir olay nedeniyle meydana gelir.
Tetikleyici Olaylar ve Risk Faktörleri
Kişinin hayatını tehdit eden bir olayın ortaya çıkması, travma sonrası stres bozukluğunu en çok tetikleyen ve risk faktörü oluşturan durumlar arasındadır. Bunlar terör saldırısı, silahlı çatışma arasında kalma, yaralanmalı ve ölümlü kazalar gibi büyük olayları içerir. Genellikle en önemlisi ise insanlar tarafından yaşatılan örneğin: cinsel istismar gibi.. durumlardır.
Yaşanan travmalar belli duyu organlarıyla kodlanabilir. Daha önce travma sırasında algılanan bir kokunun ya da sesin, başka bir ortamda yeniden algılanması halinde tetiklenme söz konusu olabilir. O an söylenen bir söz, görülen bir yazı, duyulan bir ses başka bir ortamda travmatik bir durum söz konusu olmasa bile kişinin rahatsız hissetmesine yol açabilir. Tetikleyici uyaranlar, kişinin günlük hayatta da tehlike olmadığı anlarda bile kendini hep huzursuz ve korku içinde hissetmesine yol açar.
TSSB’nin Tanı Süreci ve DSM-5 Kriterleri
DSM-5 psikiyatrik el kitabı tanı kriterleri kapsamında TSSB’nin belirtileri saptanabilir. Neticede kişide bu kaygı bozukluğu türünün bulunup bulunmadığı anlaşılabilir. TSSB hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilen bir kaygı bozukluğu türüdür. Yetişkin ve çocuk psikiyatri dallarında uzmanlaşmış doktorlar tanı koyma sürecinde size yardımcı olurlar.
Kişinin TSSB yaşadığını söylemek için öncelikle yaşamını tehdit eden büyük bir travma atlatıp atlatmadığını anlamak gerekir. Sonrasında fiziki ve psikolojik olarak hangi belirtileri gösterdiği anlaşılmaya çalışılır.
Arada bir yaşanan korkular, travma sonrası stres bozukluğu olarak kabul edilmez. Bir ay ve daha fazla süredir devam eden yoğun kaygılar, sürekli tetikte olma, kötü bir şey olacağından korkma hali, TSSB teşhisini güçlendiren göstergeler arasındadır. TSSB tanısı için DSM-5 kriterlerine uygun olarak hazırlanmış testler, kesin bir sonuç vermese de doktorunuza bir fikir verebilir.
Travma sonrası stres bozukluğu testi aracılığıyla tanı konulmaz ancak testler yardımcıdır. Sizden yazılı ya da sözlü olarak cevaplamanız istenen sorular, yaşadığınız psikolojik durumu ortaya koymaya yardımcıdır. TSSB tanı sürecinde gözlemin yanında kişinin beyanları, yaşanan durumu daha net anlamaya yardım eder. Uzman tarafından değerlendirilen testler ve görüşme sırasında genel psikolojik gözlem de yaşanan travma sonrası stres durumunu net olarak tanımlamaya yardımcıdır.
Tedavi Yöntemleri (Psikoterapi, İlaç Tedavisi, EMDR)
Psikoterapi: Psikoterapi, birçok ruhsal rahatsızlıkta olduğu gibi travma sonrası stres bozukluğunda da etkili sonuçlar almanıza yardım eder. Psikoterapi, kişinin travma yaşadığı andaki duygularıyla yüzleşmesine ve onlardan arınmasına yardımcı olan en yaygın tedavi türlerinden biridir. Travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde psikoterapinin yanında EMDR gibi teknikler ya da ilaç tedavisi gibi alternatif yöntemler de kullanılabilir. Ancak özelleşmiş 2 psikoterapi türü: Bilişsel Davranışçı Terapi ve EMDR’dir.
Bilişsel Davranışçı Terapi: Bilişsel davranışçı terapi, kişinin günlük yaşamına hizmet etmeyen olumsuz ve işlevsiz düşünceleri yeniden şekillendirmeyi sağlar. Bu işlevsiz düşüncelerin yerine gerçekçi ve olumlu düşünce biçimleri geliştirmeyi sağlayan bir tedavi yöntemidir.
EMDR Terapi: EMDR terapisi, kişiyi huzursuz eden anılardaki duyguların göz hareketleriyle duyarsızlaştırılmasıdır. Duyarsızlaştırma sonrasında olumsuz anlam yüklenen bazı anıların ve negatif inançların yeniden işlenerek kişi üzerindeki bu etkileri ortadan kaldırılır. EMDR tedavisi TSSB teşhisi alan kişiler için hastalığın etkilerini önemli ölçüde zayıflatmaya katkı sağlar.
İlaç Tedavisi: Travma sonrası stres bozukluğu ilaçları, kişinin bünyesine ve uzmanın tavsiyesine uygun olarak kullanılmalıdır. Yaşanan travma sonrası stres bozukluğunun yoğunluğuna bağlı olarak ilaç dozu çocuk psikiyatristi tarafından belirlenir. Ancak sadece ilaç kullanımıyla TSSB’nin tedavi edilemeyeceğini belirtelim.
Çocuk ve Ergenlerde TSSB
Çocuklarda ve ergenlerde TSSB, yetişkinlere oranla daha şiddetli olabilir. Yine büyük bir travma sonrasında meydana gelir. Ebeveyn kaybı, istismar, ihmal, şiddet gibi durumlar çocuklarda ve ergenlerde travma sonrası stres bozukluğuna yol açabilecek nedenler arasında yer alır. Çocuğun sosyal çevreye ve okula uyumu zorlaşmaya başlar.
Dikkat kontrolü gittikçe zorlaşır. Kaygıyı tetikleyen aşırı uyarılma durumu ortaya çıkarsa yoğun anksiyete yaşanmaya başlar. Bu durum, çocuğun sosyalleşmesini ve okuldaki başarısını büyük oranda olumsuz etkiler. Çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu belirtileri ortaya çıktığında bir aydan fazla devam etmesi halinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalısınız.
TSSB’nin Seyri ve Prognozu
TSSB tedavi edilmesi gereken bir tür kaygı bozukluğudur. İlerleyen süreçte yoğun depresyon ve sanrılara yol açabilir. Tedavi edilmezse kişinin hayatını her geçen gün daha olumsuz etkilemeye başlar. Sosyal ilişkileri, iş ilişkilerini ve sağlığı bozucu etkiler oluşturur. Kişi, sürekli yoğun korku hatta kronik kaygı bozuklukları yaşar. Bu durum, herkesten şüphe eder bir hale gelmesine, küçük seslerden sinirlerinin bozulmasına yol açabilir. Sürekli tehlikedeymiş gibi hissedebilir. Travma sonrası stres bozukluğu, kişinin durumuna göre bazen aylarca bazen yıllarca sürebilen bir rahatsızlıktır.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Yaşam Kalitesini Artırma Yöntemleri
Psikolojik dayanıklılık kazanmak ve travma sonrası stres bozukluğuyla başa çıkabilmek için uzman yönlendirmesine ve tavsiyelerine dikkat etmelisiniz. Aşamalı olarak sosyalleşme düzeyini artırmayı deneyebilirsiniz. Yeteneğiniz olan alanlara yönelerek sevdiğiniz aktiviteleri yapabilirsiniz. Düzenli terapiye gitmek ve tavsiye edilen ilaçları kullanmak, günlük hayata daha kolay dönmenize yardım eder. Stresli ortamlardan uzaklaşmak, nefes egzersizleri yapmak, günlük yürüyüşler yapmak, spora gitmek kendinizi daha iyi hissetmenize yardım edebilir.
TSSB ile Depresyon Arasındaki İlişki
Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerin en az yarısında depresyon da görüldüğü anlaşılmıştır. Bunun temel nedeni, kişinin yaşam konforunun bozulması ve kendini sürekli huzursuz hissetmesidir. Duygu durum bozukluğu, bir süre sonra depresifliğe ve depresyon gelişimine yol açar. Bütün bunlar bir araya geldiğinde TSSB kişiyi psikolojik olarak oldukça zorlayan bir kaygı bozukluğu türü olmaktadır. Kişi sürekli kaygı duyarken normal bir ruh hali içinde olamaz. Bozulan ruh dengesinin iyileşmesi için terapi desteği alınmazsa depresyon kaçınılmaz bir hale gelir.
Toplumda Farkındalık ve Destek Kaynakları
Travma sonrası stres bozukluğu gerek profesyonel yardım gerek destek kaynakları aracılığıyla büyük oranda iyileşebilen bir rahatsızlıktır. Yaşanan travmaya bağlı olarak kısmi miktarda engel oranı bulunabilir.
Çevreyle kurulan sağlıklı ilişkiler, aile desteği ve destek grupları aracılığıyla normal yaşantıya büyük ölçüde dönmek mümkündür. Çevrenin bilinçlenmesi ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişiye karşı daha hassas davranılması önemlidir. Bu dönemde kişi, yoğun kaygı içinde olduğu için mantık dışı davranışlar ya da duygusal davranışlar sergileyebilir. Anlayışlı bir yaklaşım içinde olmak, şefkatli davranmak TSSB yaşayan kişilerin hayata daha kolay tutunmasına yardım edebilir.